Bursaspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bursaspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Mart 2010 Perşembe

PFDK Adaletin Terazisini Kırdı



Türkiye Futbol Federasyon'u Diyarbakırspor-Bursaspor maçıyla ilgili kararını açıkladı. Türk Futboluna kara bir leke olarak geçen maçın kararı da ne yazık ki aynı renk tonunda oldu. Taş yağmurunun bu ülkede cezası 3 maç tarafsız sahada seyircisiz oynamakmış. Pet şişe atarsanız 5 maç taş atarsanız 3 maç.

Adaletin terazisi ters dönmüştür. Zaten aynı takımların bir önceki olaylı maçına verilen cezalarda da ters dönmüştü. Artık Türkiye'de şiddetin önüne cezalar ile geçemezsiniz. Çünkü emsal olabilecek skandallar kararlara PFDK imza atmıştır. Futbol terörizmi ülkemize hayırlı olsun.

9 Mart 2010 Salı

Yönetememe Becerisi Yüksek Olanlar




Türk futbolu cumartesi gününden beri Diyarbakırspor-Bursaspor odaklı bir tartışmanın içinde ne yazık ki.Trabzonspor kulübünün hiç alakası olmadığı bu olaya taraf olması müthiş bir yöneticilik kabiliyeti gerektiriyordu. Sağolsun sayın başkanımız Sadri Şener ve yöneticimiz Hasan Yener yüksek yöneticilik kabiliyetlerini göstererek olaya Trabzonspor'u da müdahil ettiler.Yönetememe hususundaki becerilerini ısrarla sergilemeye devam ettiklerini tüm Türkiye'ye gösterme ihtiyacı hissettiler anlaşılan.

İki kulübün arasındaki olaya karışıp bir tarafı suçlu bulmak görevi Trabzonspor yöneticilerinin değildir. Bu TFF'nin görevidir. Sayın başkan önce kendi görevlerini yerine getirsin daha sonra üstüne vazife olmayan görevlere kendisini adasın.Bu hareketiyle kendisini küçük düşürdü yetmedi Trabzonspor başkanlık makamını küçük düşürdü yetmedi tüm Trabzonspor camiasını küçük düşürdü.

Bursaspor Sadri Şener'in ve Hasan Yener'in açıklamalarına çok sert bir cevap verdi. Ne yalan söyleyeyim hoşuma bile gitti çünkü haketmiştiler. Bu yapılan lüzumsuz açıklamaların önümüzdeki sezon Trabzonspor'a Bursa deplasmanında yol,su ve elektrik olarak dönmeyeceğini düşünmemiş anlaşılan sorumlu yöneticilerimiz. Türk futbolunda en azından ben futbolun güzelliklerini yazmak istiyorum ve benim gibi düşünen yığınla insan olduğunu biliyorum. Bu tür açıklamalar futboldaki şiddeti körükler. Sezonun ilk yarısında Bursadaki maçta Diyarbakırsporlulara PKK dışarı şeklinde tezahürat yapanların yaptıkları ile bu açıklamalar arasında bir fark yok.

Çok iyi biliyorum ki Bursaspor ile Trabzonspor arasındaki gerginlik ile beraber iki kulüp taraftarları arasında yeni kapışmalar kapıda. Hatta bu kapışmalar internet üzerinden başlamış bile olabilir yakında haberimiz olur. Bu konuda bir Trabzonsporlu olarak Bursaspor tarafına hak veriyorum.Başkanımız bizi haksız tarafa doğru çekti. Teşekkürler Sadri Şener!!!

Son olarak, Trabzonspor'u borç batağına sürükleyen, kulübün parasını menejerlere peşkeş çeken, Trabzonspor'un hakları için TFF'ye karşı üstünlüğünü kabul ettiremeyen ve daha bir sürü yapması gerekeni yapamayan Trabzonspor Yönetim Kurulu'nu kendi üzerine düşen görevleri yaparken görmek istediğimizi belirtmek istiyorum.

6 Mart 2010 Cumartesi

Türk Futbolunun Kara Lekesi Diyarbakırspor




Konuyu neresinden başlasam yazmaya diye düşünüp duruyorum ama işin içinden çıkamıyorum. Her tarafında bir pislik var bu konunun. Maç öncesinde İstiklal Marşı okunurken çıkan ıslık seslerini mi anlatalım yoksa bir futbol müsabakası için sahada sadece profesyonelce işini yapan futbolcu ve hakemlerin hayvan görünümlü insanlar tarafından taşlanmasını mı? En iyisi biz bu rezaleti olayın kronolojisi ile açıklamaya çalışalım.

Bu olayda taraf olmadığımı öncelikle belirtmek isterim. Ne Diyarbakırspor'u ne de Bursaspor'u çok sevmediğimi söyleyebilirim. Bu sebeple olaya sadece bir futbolsever olarak bakıyorum. Bu iki kulüp sezonun ilk yarısında karşılaşmışlar ve olaylı bir maç oynamışlardı. Bu olayların çıkmasında Bursaspor camiasının büyük rolü olmuştur. Yani gerginliğin başlangıcında Diyarbakırspor camiası masum bir psikolojisi ile mağdur bir durumdaydı. Keşke o mağduriyetten bir zalim anlayış doğmasaydı.

Gelelim bugüne yavaş yavaş. Gergin geçeceği haftalar öncesinden belli bir maç için insanlar televizyonlarını açtıklarında işin bu boyuta varabileceğini tahmin bile edemezlerdi sanırım. Karşılaşmanın daha hemen başlarında daha sonra malum olayın olacağı yöne doğru Bursasporlu oyuncu hareket ederken başladı taş yağmuru. Bunu fark eden oyuncu topa yetişebileceği halde topun dışarıya çıkmasını izlemek zorunda kaldı. Çok geçmeden bir korner pozisyonunda taş yağmuru tekrar başladı ve bu sefer yardımcı hakemin başına isabet eden bir taş maçın tatil edilmesine sebebiyet verdi haklı olarak.

Şimdi burada Türkiye gerçekleri doğrultusunda değerlendirme yapmak gerek haksızlık olmasın diye. Türkiye'de ilk defa bir stadyumda sahaya yabancı madde atılmıyor ama ilk defa bir stadyumda taş yağmuru oluyor. Bu sebeple bunu diğer saha olaylarıyla aynı kefeye koyamayız. Bu noktada sorulması gereken soru onca taşın o tribüne nasıl girdiğidir. Gergin geçmesi beklenen bir karşılaşma öncesi neden güvenlik önlemleri yeterince alınmaz.

Maçın ardından Diyarbakırspor Kulübü Basın Sözcüsü Suat Önen yaptığı açıklamalarla adeta kanımızı dondurdu. Şiddeti tasvip etmediklerini ifade ettikten sonra buradaki insanları anlamak zorundalar demesi sahaya atılan taşların haklılığını onaylamaktan başka bir anlam ifade etmemektedir.

Yıllardır Diyarbakırsporlulara terörist yakıştırması yapılıp durulur tribünlerde. Sağduyulu futbolseverler bu duruma hep karşı çıkmışlardır. Yalnız bugün o tribünlerde yaşananlar terörizmin yeşil sahalara yansımasından başka bir anlam ifade etmez.

Bu olay Türk futbolu için kara bir lekedir ve bu sebeple Diyarbakırspor kulübü en ağır şekilde cezalandırılmalıdır. Hatta Diyarbakırspor böyle bir profil çizecekse profesyonel liglerde işi yoktur.